OKUNUR MU BU YAZDIKLARIM
- 22 Oca 2024
- 7 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 20 Tem 2024
OKUNUR MU BU YAZDIKLARIM
Gölgelerinizde bıraktıklarınız
Siz gidince neler konuşur?
Ne söyler kalanlarınız?
Uğuldar mı dağınız?
Sakladıklarınız mı?
Yoksa uzaklarınız mı?
Ne söyler karanlığınız?
Konuşmaz boşluğunuz
Suskun suskun büyür
Arkanızdan sessizliğiniz
Bakar sarkan pişmanlığınız
Koca suda boğulur bıraktığınız
Bahar da yaz da
Biter sonbahar olur
Dökülür yapraklarınız
Kışa döner donar ağacınız
Farkında olmadığınız
Zaman eriyip gider
Kül olur közünüz
Savurur yeliniz
Bundan sonra
Tutuşmaz kalanınız
Yağmaz yağmurunuz
Görünmez seliniz yolunuz
2
Harlı ateşe su dökülmez
Hasarını başkası bilmez
Gün gün derdiniz artar
Özledikleriniz gelmez
Kalanın avunur
Ölüme sorulmaz
Çağıldar çayınız
Gece uyku tutmaz
Böyle telaşlanma
Bulutun yağmurun
Gökte tutulmaz
Başlar geceniz
Gökyüzü yıldızsız
Yürek sevgisiz olmaz
Bazen mutluluk da
Sularda akar sessiz
Bazen de
Gürültüsünde
Yıldızlardan biri
Karanlığa düşer
Yıkık arasında
Saklanır durur
Kim arar sorar
Bekler sessiz
Çekilen denizleri bekleme
Fesleğene sardunyaya
Yeni doğan güneşe
Ara sıra bak
3
Söküklerinden
Böyle dökülme
Eylül diyordun
Geldi işte
Umutsuz kalma
Bir şarkı söyle
Mırıldan dur
Gülümse
Patlayan fırtınadan
Uzaklaşan gemiden
Düşen yapraklardan
Sana kalanları not et
Çocuk akıyor zaman
Isırıp attığın elmadan
Ezberlediğin şiirden
Sende biraz anlat
Sakladıklarını sorsam
Çocuk bilemezsin
Ne bir resim
Ne bir not
Avucunda ısıttıklarını
Çocuk bir görebilsem
Her geçen treni sorma
Artık bekleyemem
Çocuk sesini gözlerini
Şimdi nerede bıraktın
Bekler mi yalnızlığın
Taşar mı azmakların
4
Çocuk artık yaşlandık
Daha çok üşütür kışlarımız
Alıp götürür akşam kızıllığımız
Neden uykusuz geçer gecelerimiz
Nereye baksak
Konuşur yalnızlığımız
Söylenmez içimizdekiler
Karanlığa açılır düşlerimiz
Enkazımızda kaldı resmimiz
Duyulmaz sesimiz ıslığımız
Çocuk derin kuyular gibi
Görünmez karanlığımız
Ah! Çocuk
Hepimizin acısı
Doğan bir güneşi
Dağı dumanı vardır
Bazen de üşür
Yüreğimiz kalanımız
Zonklar geçmiş acımız
Uğultusunda uzaklarımız
Ne anlatayım
Yaz yaz bitmiyor
Artık kalmadı demimiz
Kimi kime şikâyet ederiz
Çocuk bitti bitecek
Yolumuz yokuşumuz
Bekler o karanlığımız
Artık başlar ayrılığımız
5
Durur durur
Bazen orman olursun
Rüzgâr estikçe hışırdarsın
Dallarda kuşlar gibi sekersin
Kimse bilmez
Gelen geçeni süzersin
Ağaçta bekler gözlerin
Yaprak düşer üzülürsün
Böyle geçer gecelerin
Adaletin gözü kör
Neden kulağı sağır
Sözü ağır dersin
Evdeki pekmeze
Kar biriktirirsin
Yazı beklersin
Belki gidersin
Şu yağan kar
Kuytularında birikir
Yolda kalmış acıların
Kırık bir aynadan yansır
6
Yıllar geçip gitti
Zaman su gibi aktı
Bazen şiire yer kalmadı
Yanında yalnızlığın sarktı
Acını sağıp durdun
Geçti trenler katar katar
İhtiyarlığın unutkanlığın
Sonunda yola bakıp kaldı
Bazen yüreğin kanadı
Kimseye söyleyemedin
Yolların uzadı durdu
Bir yanın öksüz kaldı
Hiçbir acıda
Gül yetişmez
Düşer dalgınlığın
Ağlar çocukluğun
Bir bakarsın
Kalmaz hiçbir şey
Biriken küskünlüğünden
Doğan güneşinden alevinden
İşte ömür bitti
Neyin varsa tükendi
Bahar yaz kış derken
Adın gidenlere eklendi
7
Bazen özlersin
O şakıyıp duran
O çocukluğundan
Kiril kiril esen yeli
Kannöründe
Şırk amat amcanın
Kömürü üfüren körüğü
Kızaran örste ezilen demiri
O kış günlerini
Tozup duran karı
Oğlakçılar bayırını
Çekilmemiş resimleri
Çelik çomak oynadığın
Rahmetli İzzet’i İrfanı
Dokuma tezgahlarını
Akşam telaşını
Kim kaldı geride?
Koca su kurumuş
İnsan yapayalnız
Toprak unutulmuş
Sürgün mü neydin
Dünya dünya derdin
Yalnızlığın onda kaldı
Sonunda sen de ayrıldın
8
Ne uçuşur?
Şimdi uzaklarda
Esip duran rüzgârda
O duvar kovuklarında
Her yağmur yağdığında
Sel olup akar mı anılar?
Solur mu çocukluğun
Görünür mü ay ışığın?
Şimdi oralarda
O kalan anılarım
Söylenir mi bıraktıklarım?
Üşür mü ayazında ellerim?
Giderayak
Artık ne söyler?
Pıynar dalında kalanım
Uykulu çocuk gözlerim
Orada ne kaldı?
Ne anlatayım
O sağnaktan
O sokaktan
Ah! Çocuk
İçim içime sığmaz
Sen de anlat biraz
Belki sesini duyarım
Bir çemberin ardından
Yalın ayak koşarken
Rüzgarına karışırım
Ansızın sen olurum
9
Bir zamanlar
Uzakta bir köy vardı
Okulu taşımalı yaptık
Karardı kaldı köyümüz
Orada öğretmenimiz vardı
Orada dağ dağ uğuldardı
Geceleri ışığı yanardı
Onu dağından aldık
Sevgili öğretmenim
O ayaz gecelerde
Tipide kalandın
Kaybolmazdın
Şiirlerde türkülerde söylenirdin
Oradan oraya sürülüp durdun
Kaleminde hüzünlensen de
Devlete küsmezdin
Öğretmenim sesimizdin
Rüzgârdın sanki uçardın
O unutulmaz adın kaldı
Güneş gibi doğardın
Ne diyeyim?
Yine kokar kekiklerin
Okulda söylenir türkülerin
Bahar gelir açar dağ çiçeklerin
Burnunu çeken çocuklar
Sınıflarda seni bekler
Belki kara bulutlar
Dağılır gider
11
Bazen pazartesi olurum
Elimde çantam okula koşarım
Bir bakarsınız gül yalnızlığında
Sizlere uzaktan o günleri taşırım
Bazen de
Azıcık azıcık
Günüm aşınır sizi beklerim
O çocuk yüzünüzü ararım
Çocuklar yine bakıp
Resimlerde gülersiniz
Yine güne çentik atarsınız
Zil çalar andımızı okursunuz
Yine soba yanar
Üşümez elleriniz
Baharı beklersiniz
Eksilmez gülüşünüz
Sizleri düşündükçe ısınır içim
Öğretmenim derim kendi kendime
Dengimi toplar köy yoluna düşerim
Gökte yıldız olurum sizlerle ışırım
Çocuklar
Koşun gülümseyin
Bu yaşın kıymetini bilin
Yaşamayı ve insanları sevin
12
Bir gün sorarsanız
Nasıldı o günler diye
Anlatırım tek tek o günleri
Orada esip duran rüzgarımı
Siyah önlüğü beyaz yakayı
Çiçeğe durmuş bademleri
Öykümüzden şiirimizden
Taşan güzel günleri
Orada
Ne ikindiye
Nede akşama
Küsmezdi hiçbirimiz
Sınıfımız okulumuz
Bir de öğretmenimiz
Sıramızda alfabemiz
Her gün çalkalanırdı
Güz geldi mi?
Yolda görünürdü
Beyazında kırağımız
Üşürdü yamalı ceketimiz
Her gün okulda
Gülüşümüzün sesi
Sınıfları doldururdu
Atatürk’ümüz gülümserdi
13
Çocuklar güzel yaşayın
Çalkalansa da deniziniz
Adaletten ayrılmayın
Sevgiyi ısıtıp durun
Gelse de kışınız
Üşüse yoksulluğunuz
Eylül yaprağını dökse de
Her güne umut katınız
Ölüm mü dediniz?
Unutsanız da bir gün
Birden çalınır kapınız
Uğuldar her yanınız
Gün gün büyürsünüz
Yine de gün günü aratır
Dertsiz kalmaz gününüz
Akşama başlar karanlığınız
Her nehir kıvrıla kıvrıla
Denize uzaklardan ulaşır
İçindeki sevinci acıyı
Ne varsa boşaltır
Orada
O tatlılığı
O yorgunluğu
Tuzlanır kalır
Pasında demir
Söylenir durur
Kim dokunsa
Soğuk solur
O kırıklarını
Alıp alıp getirir
Dokuz kiremitte
Çaput top unutulur
14
Kim duyar?
Yıkıklarından
Dalgınlığından
Her güne düşeni
Hep düşündüm
Duvar kovuklarına
Sıkıştırılan kağıtları
Kim alıp okur diye?
Her yola düşeni
Her uçurum başında
Bekleyeni kim sorar?
Kim bilir içinden geçeni?
Bir bakarsın
Şiir yağmura döner
Gül yaprağına küser
Sanırsın dikeni ağlar
Bayramda sokaklar
Katmer kokusunu arar
Gidenler önünde solur
Çocukluğun bakar kalır
Her yangın bir yıkımdır
Ne varsa alır kavurur
Anızı tüter durur
Her yer kararır
Her gecenin sabahında
Güneş umutla doğar
Düşlerin yola düşer
Kıyıda deniz taşar
Aklında hep tut
Artık güz kışa döner
Son yapraklar da düşer
Aralıkta az az başlar kar
15
Çocuk bazen
Bu yazdıklarımı
Şaşkınlığıma ver
Büyümedim bir türlü
Çocuk neden
Çabucak unuttum
Sakladıklarımın yerini
Düşürdüklerimin ismini
Çocukluğumda
Erken olurdu akşam
Oyunlarımız kalırdı
Düşlerimiz evlere dağılırdı
İnsan hiç unutmaz
Çocukluk günlerini
Sonra başlar güz
Karla buzla gelir kış
Ne anlatayım çocuk
Bir yanımda ay ışığı
Bir yanımda gençlik
Taşardı aydınlık
Unutmadım çay yolunu
Yürüdüğüm o geceyi
Yaktığım gaz lambasını
Yendiğim karanlığı
Bazen yorulurdu gece
Şiirlerim yalnızlığa takılırdı
Kış günleri kar tozdukça
Düşerdim yollara
Kaç yıl geçti aradan
Unutulan günlerden
Acıdan sevinçten
Ne kaldı geride
16
Çocuk
Gece ay ışığı
Gündüz güneş ol
Oralarda solu dur
Yaşlanınca insan
Her esen rüzgârdan üşür
Konuşacak dost sıcak yer arar
Artık yolun sonu görünür der durur
Yazmışsa bir şeyler
Onları denginde toplar
Yolculuk başladı başlar diye
Yazdıklarını düşlerini yorar
Artık perden çekilir mi?
Işıkların söner mi?
Uykun başlar mı?
Kim bilir?
Artık örseleyip durma acılarını
Kapısını aralama geçmişin
Sorup durma kalanlarını
Anlatma yolculuğunu
Yalanım olmadı
Çocuk şu ömrümde
Hep doğruyu aradım
Onunla kavruldum kaldım
Yine yanılgılarıma verdim
Duvarımda kırık bir ayna
Yanlışımı pişmanlığımı
Gösterdi üzdü beni
17
İnsanoğlunu tanımak zordur
Bazen onun sustuklarına bak
Konuştuklarında arama onu
Karanlığından çığlık atar
Rüzgâr estikçe
Pencere kanatları çarpar
Zil çalar çocuklar kapıya koşar
Yaz günlerini akşam başka yazar
Mustafa Kemal Atatürk
Bu ülkenin bağrında
Güller gibi açar
Cana can katar
Üzülme çocuk
Bu günler de geçer
Sabah olur gün doğar
Düşlerimiz yola düşer
18
Ne zaman aklıma gelse
Acılarım içimi deşer
Birden akşam olur
Yüreğim kanar
Kim bilir?
Kim okur?
İçimizdekileri
Yola ateşim düşer
Bazen bahar
Çiçeğe bürünür
Badem çiçekleri
Düşlerimizi saçar
Bazen de
Bir yağmur
Bir rüzgâr olur
Hava ayaza çeker
Her yeri soğuk vurur
Dışarda kalan donar kalır
Çocuk yağmurda bekleme
Gece yalnızlığında korkutur
Bazen bir kama gibidir
Karanlığın sargısı
Yanına düşer
Yaranı deşer
19
Ne diyeyim çocuk
Bu ömrün sonunda
Sessizlik ve yalnızlık
İnsanı belki sağır eder
İnsan içindeki kıyıları
Zaman zaman gezer
Bir ırmağa benzer
Akar gider
Bir başlarsa yolculuk
Yakınlar uzayıp gider
Bakarsın atar katar
Trenler geçer
Bazen insan
Karanlığını bekler
Gökte yıldızlar parlar
Heybende zırlangıç kokar
Hey gidi günler hey!
Aşağı bağda unuttukların kaçar
Dişlediğin armut sana bakar
O günler anılardan akar
Çocuk söyle de
Oynaşıp durmasın gölgem
O günler pişmanlığımdan sarkar
Gaz lambasını yine sis kaplar
20
Dokunup durma yaralarıma
Bak koruluktan yola indim
Bekir efendi kuyusunda
Bekler susuzluğum
Çocuk gülüşlerimi
Kimse koparamazdı
Gölgesinde yürürdüm
Şimdi uzaklarda kaldım
Her şey gelip geçer
Değişmeyen zamandır
Sonsuzluğun bize ayırdığı
İşte bu yaşadıklarımızdır
Boşuna telaşlanma
Anılmanın tek yolu vardır
Bayrağını al Atatürk gibi
Zalime zülme karşı dur
Ah! Çocuk
Yağmurda ıslanmak
Yazın güzeldir güneşi boldur
Kışın üşütür hüzünlüdür
Ne kadar güneşlensen de
Pişmanlıkların gelmez geri
İşte böyle güne sarkar durur
Üzer geçmiş günlerin seni
21
Bütün aşklar
Uykuyu böler
İnsanı kahreder
Birbirine benzer
Kimsenin
Haberi olmaz
Kahrolası gurur
İnsanı perişan eder
Sonra
Bir bakarsın
Unutulur gider
Rüzgâr fırtına diner
Bazen yalnızlık
Dağında kar gibidir
Soğuklarda buza döner
Güneşi bekler erir gider
Bazen de yalnızlık
Geceleri kudurur
Uykusuz bırakır
Akar durur
İçinde bir deniz
Çalkalanır kalır
Uçuşur martılar
Çığlığı duyulur
Yalnızlık
Ne benden
Ne geceden
Usanmaz kalır
22
Bazı dostlar
Bir yaz güneşi gibi
Yanında ışır durur
Kaçırma onları ne olur
Dost sana küsse de
Sen ona küsme
Telaşında kal
Ne olur?
Gençliğinde bu ömür
Bazen dağı kucaklardı
Şimdi kuytusunda tüner
Geçmiş kırıkları kanar
Gün üşür akşam kusar
Her durakta çocuk ağlar
Bu soğukta hangi evde
Anız tüter?
Ne zaman yüzünü görsem
Bende bir gürültü kopar
Dinlenmez türkümüz
Sonra kavga çıkar
Ah! Çocuk
Aramızda esiyor
Şimdi deli bir rüzgâr
Bize sıçrıyor soğuk sular
Yargılama denizi
Onu anlamaya çalış
Bırak çalkalansın
Dalgasıyla barış
Her yerde
Her zaman
Sevgiye sarıl
Barıştan yana ol
İnsanları sev
Zalimin zulmün düşmanı ol
Al bayrağı Atatürk gibi dur
Cumhuriyetin laik devletin
Yanında ol
23
Kiminin sıcak yüreğini
Kiminin karanlığını
Kiminin hüznünü
Görürsün
Bazen de
Yorgun bir geceden
Uzaklara seslenir kalırsın
Sabah kuş sesinde uyanırsın
Ah! Çocuk
İlkokulda salıncakta
Sallanan sevincimi
Bir sen bilirsin
Artık dört mevsimi yaşadım
Benden bir Rize’yi Giresun’u
Alıp da kaçamazsın
Saklanır kalanım
Nerede kaldı kırıklarım
Kuytulardaki kırgınlığım
Bırak yağsın yağmurum
Son tren biletim de ıslansın
24
Bir virgülden bir noktaya
Ne kaldı? Diye sorma
Isırılmış bir elmadan
Ay ışığını alma
Bu kandilde
Yağ bitmiş
Aydınlığı
Unutulmuş
Karanlık düğümlenmiş
Nar çatlamış düşmüş
Dağılan taneler
Yere küsmüş
Akşamüstü düşlerim
Beni bırakıp gitmiş
Dalgalanın deniz
Bizi unutmuş
Baharı görmez
Çiçeklenmez ağacımız
Artık bizi de alır bu kış
Kalır bu yazdıklarımız
Koca suya karışır uykumuz
Unutulur gider yaşadığımız
Yorgunluğumuzdan kalanı
Artık eşe dosta anlatırsınız
25
Böyle göğün mavisinden
Bakıp durma ay ışığı
Çalkalanmasın içim
Sarkmasın pişmanlığım
Biberiyeden koparıp da
Atma böyle önüme
Sardunyaya dokunma
Böyle sarhoş koyma beni
Artık ömür bitti bende
Ocağımda ışımaz korum
Olamam denizde kıyı
Deli etme çıldırtma
Bir daha şiir yazamam
Akşama düşmez sesim
Çağırsan da gelemem
Böyle bırakma beni
Ah! Çocuk
Daha ne yazayım
Yalnızlığımı üfledim
Korumda kaldı nefesim
Artık engin engin eser rüzgarım
Okunur mu bu yazdıklarım
Belki gülüşünde saklanır
Okursan seni duyarım
Hasan OKURSOY
5 Aralık 2021
Yelki